Çocuklarımızı Sosyal Medya’dan Korumalı mıyız ?

 Çocuklarımızı Sosyal Medya’dan Korumalı mıyız ?
Okunuyor Çocuklarımızı Sosyal Medya’dan Korumalı mıyız ?

Çocukların Çevrimiçi Ortamlarda Karşılaştıkları Olanaklar ve Riskler

Dijital ortamlar, hayatımızı birçok konuda geliştirerek farklı noktalara taşımaktadır. İçerisinde bulundurduğu farklı materyaller ile hayatımızı kolaylaştırmaya devam etmektedir. Her alanda karşımıza çıkan dijital uygulamalar, doğal olarak çocuklarımızın da hayatının büyük bir bölümünü kapsamaktadır. Önceleri, sokaklarda oyunlar oynayan çocukların tüm doğası bir anda teknoloji olmuştur. Peki bu dijital ortamların çocuklara sunduğu olanaklar ve çocukların bu ortamlarda karşılaşabileceği riskler nelerdir?

Yeni medyanın ortaya çıkması ile birlikte çocuklar yalnızca tüketici değil, üretici de olabilmektedir.

Geleneksel medyada bireyler yalnızca tüketici durumundadır. Çünkü geleneksel medya göndergesel işlev görevi gören ortamlardır. Mesajı iletir, geri dönüş beklemez. Yeni medya ortamları ise, bireylere üretme fırsatı verir. Twitter, instagram gibi sosyal medya platformlarında bireyler üretici durumuna geçer. Bir düşünceyi tweetlemek, bir fotoğraf paylaşmak bile sosyal medya ortamlarında bir üretimde bulunmaktır. Bunun dışında, blog yazarlığı, forum yazarlığı gibi platformlarda da üretim yapılabilmektedir.

Dijital ortamlar, zaman ve mekan sınırının aşılmasını sağlar.

İnternet, tarihin en önemli buluşlarındandır. Çünkü, zaman ve mekan sınırını aşarak saniyeler içerisinde dünyanın öbür ucundaki bir kişiyle de bir bilgiyle de buluşmamızı sağlar. Bireyler, istedikleri yerde istedikleri zamanda istedikleri bilgiye erişebilme olanağını bulurlar. Farklı ülkelerden bireylerle etkileşime girerek kültürel alışverişte bulunabilirler. Çocuklar, derslerinde gerekli olan bilgiye erişim için de interneti kullanırlar. Fakat çocuklara, interneti nasıl kullanması gerektiğini, doğru bilgiyi nasıl bulabileceğini öğretmek gerekir.

Peki çevrimiçi ortamların çocuklarımıza getirdiği riskler nelerdir?

Çevrimiçi ortamlar her zaman iyi niyet güdülerek kullanmaz. Çocuklar, çevrimiçi ortamlarda şiddet içeren kelimelere, tehditlere, aşağılanmaya, özel yaşamlarının ihlal edilmesine, hakarete, tacize, istismara uğrayabilirler. Bu davranışları gerçekleştiren bireylere siber zorba denmektedir. Ailenin, çocukların çevrimiçi ortamlarda geçirdikleri zamanı kontrol altına alması ve bu ortamlarda nasıl vakit geçirdiğini denetlemesi gerekmektedir. Bu denetimler gerçekleştiği sürece, çocuğunuzun siber zorba olmasını da siber zorbalığa maruz kalmasını da engelleyebilmektedir.

Çevrimiçi ortamlarda çok fazla vakit geçiren çocuk, sosyal yaşamdan uzaklaşır.

Bu tüketim kontrol altına alınmaz ise, çocuklar vakit geçirdikleri sanal ortamların bağımlısı haline gelirler. Bu da, sosyal hayattaki iletişimlerini olumsuz etkiler. Yüz yüze iletişimi zayıflayan çocukların sosyal hayattaki arkadaşlıkları zayıflarken, sanal ağlardaki arkadaşlıkları daha güçlü olmaya başlar. Sürekli sanal ortamda kendisini ifade etmeye alışan çocuk, yüz yüze iletişimde istediğini anlatamamaya, kendisini ifade edememeye başlar. İçine kapanan ve yalnızca sanal ortamda mutlu olabilen bir birey haline dönüşür. Bu nedenle, sanal ağlardaki davranışları ve hareketleri denetlenmeli, çok fazla zaman geçirilmesine izin verilmemelidir.

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle